Üniversiteye Yaşamına Yeni Adım Atan Gençlere Duayen Eğitim ve Bilim Adamı M.Fırat Akalın’dan Altın Öğütler – 1

21 Eyl

2010-2011 Akademik yılı öğrenci adaylarının üniversitelere yerleştrilmesiyle start aldı. Biliyoruz ki tüm gençler gibi sizinde gözleriniz parıl parıl parlıyor ve bu durum sizde gelecekte de düzelmeyecek zihinsel ve ruhsal hasarlara sebep oluyor. Bildiginiz üzere geçen yazılarımda Mehmet Emrah Açar ın öğrencilik ve iş hayatı deneyimlerinden sizlere bahsetmiştik ve bu durumlardan hazin dersler çıkardığınızı düşünüyoruz.Nitekim bu bölümde sizlere bir rehber niteliği taşıyacak bir yazı oluşturmayı hedefledim ..Buyrun burdan yakalım.

Anadolu’dan gelen öğrencilere önemli uyarılar

Öncelikle taşradan geldiği 1 kilometreden belli olan yeni öğrencilerimiz, buraya özellikle siz dikkat edin…Evet sen ürkek ceylan! Beni dinle evladım…Şimdi etrafta dolanan havalı üst sınıfları görüyorsunuz, giyim kuşamlarını, konuşmalarını falan gizli gizli hayranlıkla izliyorsunuz, siz de en geç 1-2 sene sonra onlar gibi olacağınızı umuyorsunuz. Arkadaşlar şimdiden söyleyeyim; öyle bi şey olmayacak. Nereye oluyorsun? O havalı arkadaşlar ilk başladıklarında da havalıydı. Çoğu, okula velileriyle bile gelmemişlerdi. Diğerleri, yani sizin şimdiki halinize benzeyenler etrafta pek görünmezler zaten. O yüzden ‘Bütün üst sınıflar böyle, biz de böyle olucaz.’ gibi bir yanılgı içine düşebilirsiniz. Hiç heveslenmeyin değerli arkadaşlarım, üzülen yine siz olursunuz.”

“Bir süre sonra zaten siz de farkedeceksiniz ki yapmanız gereken şey durumu kabullenip, kendiniz gibi olanları bulmak. Unutmayın, esas notlar oralarda döner. Havalılar bir tek final dönemi size yaklaşmaya çalışacaktır, ‘Notlarımı vereyim de bunlarla iyi arkadaş olayım…’ diye düşünmeyesiniz sakın ola. Sizinle arkadaş falan olmayacaklar…”

Kayıt günü tanıştığınız arkadaşı unutun

Sevgili arkadaşlar, bir de lütfen kayıt günü tanıştığınız arkadaşınızı aramayı bırakın artık. Hayır onunla okul boyunca arkadaş kalmayacağınız gibi, birlikte eve falan da çıkmayacaksınız. Çok kısa süre içinde hayatınızdan bir daha dönmemek üzere çıkacak o. Arada koridorda, kantinde falan karşılaşırsanız bi merhaba der geçersiniz, en fazla o olur. Zaten siz de kısa süre sonra kayıtta tanıştığınız ve o şaşkınlık ve hevesle tutunacak bir dal olarak gördüğünüz arkadaşın aslında çok sıkıcı biri olduğunu farkedeceksiniz. 2-3 aya kalmaz, bir çeşit sessiz anlaşmayla birbirinizi görmezden gelmeye başlarsınız. Kayıt kafası başka bir kafa arkadaşlar. Gerçi ben şimdi burada ne kadar anlatsam boş, yaşayın görün…

Kimse yatay geçiş gibi hayallere kapılmasın

Aranızda nispeten kıytırık bölümlerini kazanmış olanlar var. Notları iyi tutup yatay geçişle daha iyi bölüme geçmeyi hayal ediyorlar, biliyorum. Onlar iyi ki varlar. Sene boyu boş yere debelenmelerini izlerken inanın çok eğleniyoruz. Yatay geçişle alakalı maddenin yönetmeliklerden halen kaldırılmamasının tek sebebi bu diyebilirim.

Çeşitli ideolojik gruplardan size yanaşmaya çalışanlar olacaktır. Onlardan ekmek çıkar mı diye düşüneceksiniz. Çıkabilir, çıkmayabilir. Güzel burs da alabilirsiniz, hatta kendinize manita bile yapablirsiniz bir ihtimal ama belli olmaz o işler. Bir bakmışsın çorap kokan bi evde ilahi dinlerken bulmuşsun kendini. İyice düşünüp tartın diycem ama piyuvvv kime diyorum, şunlara bak. Neyse…

Kendinizi daha fazla küçültmeyin

Değerli arkadaşlarım, senede bir kez okulunuzda Genç Bakış programı yapılır, korkacak bir şey yok. Gideceksiniz, kim konuşuyorsa alkışlayacaksınız, hepsi o kadar. Ancak lütfen ‘İki kelime de ben edeyim de biraz da ben alkışlanayım.’ tarzı küçük hesaplara girmeyin. Sonra kendinizi TV’den izlerken çok utanırsınız, inanın bana. Ayrıca Şebnem Ferah ve Emre Aydın her sene gelip konser verirler. Sınavım vardı kaçırdım falan diye üzülmeyin, bu sene olmazsa nasılsa okul bitene kadar 3-4 kere daha dinleme şansınız olur.

Taşradan gelen arkadaşlar; sözüm yine size.  ‘Aaa, lütfen bizde kalsın, hafta sonları falan mutlaka bekleriz, bi ihtiyacın olursa kesinlikle bizi arıyorsun.’ falan diyen akrabalar ve yakın aile dostlarınız vardır eminim. Onların da yüzünü bir daha görmeyeceksiniz. Şimdiden hazır olun ki sonradan bi kırgınlık, küskünlük yaşanmasın. O öyle söylenir, adettendir…

Öğrenci işlerini olduğu gibi kabul edin

Bir de öğrenci işleriyle ilgili olarak ilk günden şikayetler boy gösterir. ‘Yüzümüze bakmıyorlar, çok yavaşlar’ falan denecektir. Bakın buradan bir kez daha yineliyorum, öğrenci işleri 20 yıl önce de böyleydi, 20 yıl sonra da böyle olacak, bunu ilk yıldan itibaren kabul etmeniz sizin menfaatinizedir… Son olarak değerli arkadaşlarım, çan eğrisi sisteminde bu teknik olarak mümkün değil, biliyorum, ama yine de hepinize başarılar dilerim ….

Mehmet Emrah Açar modeli örnek olamaz…!

Geçen bölümlerde hazin hikayesini dinlediğiniz duayen ilim irfan adamı açarın hayat hikayesini sizlere tavsiye etmiyoruz.Nitekim ” ben hem derslerimi çalışır okuluma giderim hemde aynı zamanda herhangi bir hobime yoğun bir şekilde zaman ayırırm ” diyen arkadaşlar orda durun işte.Bu model sıkıntılı olan bir model ve teknik anlamda çok yetersiz.Driversiz ekran kartı gibi kalırsınız evelallah ..! 2.Bölümde Görüşmek Üzere… 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: